May 29 2010

Resim Kum Adam
Kum Adam

Uyan Türkiye! Bize çok Şenez Erzik gerek.

Gönderilme tarihi:01:57 Genel, Gündem, Spor kategorisinde listelenmisştir.

  Büyük gün yarın demiştik bir önceki haberimizde. Gönlümüzden geçen Türkiye’nin Euro 2016 futbol şampiyonasına ev sahipliği  yapacağının açıklanmasıydı. Yine büyük bir hayal kırıklığına uğradık. İlk defa hayal kırıklığına uğramıyorduk ve bu nedenle duyarsızlaşmıştık artık.

Yıllardır Avrupa’nın kapısında yattık. Avrupa Birliği’nin ülke refahı ve ekonomimize katkılarının yanı sıra bireysel özgürlükler bakımından da bu ülkeye büyük katkısının olacağını görüyorduk. Fakat kendimizi hep ikinci sınıf ülke konumundan kurtaramadık. Bu zihniyeti kendi kafamızdan da onların kafasından da atamıyoruz ne yaparsak yapalım. Biz ne kadar modern, çağdaş bir ülke olduğumuzu fısıldaya duralım onlar bizim sürekli geri kafalı, medeniyet ve demokrasiyi özümseyememiş hala ortaçağ karanlığında yaşayan bir ülke olduğumuzu  haykıdılar hep belki de bilinçli olarak. Eurovison şarkı yarışmalarında yıllardır aşağılandık. Derece aldığımızda sabahlara kadar sokaklarda kornalar çaldık. Onlara benzemek için taklit ettik sürekli, ingilizce şarkılarla katılmaya başladık sonrasında hep bu yarışmalara. Biz bundan 500 yıl önce Amerika’nın şuanki konumunda idik. Süper güçtük biz. Topraklarımız 3 kıtaya yayılırken ünümüz 5 kıtaya yayıldı cihana nam salmıştık.Nereden nereye gelmişiz geçen yıllar içinde.

 Günümüze geldiğimizde Avrupa Birliği üyelik görüşmelerinde Avrupa’nın yanar döner yüzünü gördük hep. Bir öyle oldu bir böyle. Sonunda iç işlerimize karıştılar. Belki görüşmeleri yürütürken birey olarak çoktan bezmiştik fakat bir ülkenin kaderi buna bağlı diyerek vuramadık masaya yumruğumuzu. Vurmayacağız da. Ama onlara benzemek yerine daha çok kendimiz olmayı neden denemiyoruz. Bunları yazarken dünyadaki yerimizin burası olmaması gerektiğine inandığım için yazıyorum. Sürekli bir hayal kırıklığı içinde tekrar tekrar kendimizi anlatmak yerine hem ekonomimizi hem bilimsel gelişimimizi layık olduğumuz yerlere taşımak adına neden daha fazla çalışmıyoruz.

 Düşünün organizasyonu tek düzenlememiş ülke bizdik aday ülkeler arasında.

 Düşünün daha önce aynı organizasyona 2 defa ev sahipliği başvurusu yapmış ama kaybetmiştik.

Düşünün ısrarla 3. başvuruyu mükemmele yakın şekilde hazırlayan da yine bizdik.

 Düşünün tarihte bizden başka bir ülke yoktu bu kadar ısrarla bir organizasyonu isteyen.

Düşünün ateşli ve renkli taraflarlarımızla futbolla yatıp kalkan insanlardık biz.

Avrupa’nın en büyük 6. ekonomisiydik bir düşünün hele.

Düşünün en genç nüfusa sahiptik aralarında.

Düşünün ilk defa müslüman bir ülkede yapılacaktı bu organizasyon..

 Düşünün UEFA ve FIFA amaçlarıyla örtüşüyordu bizim onlara verebileceklerimiz. Futbolu geniş kitlelere yaymak ve futbolu kültürleri ve toplumları kaynaştırma amacı ile kullanmak istiyorlardı düşünün..

Daha dün gibi hatırladığımız 98 Dünya kupasını düzenlemiş Fransa’ya ya da sürekli ev sahipliği verilen İtalya Almanya gibi kısır döngü ülkeler yerine bizi tercih etmiş olsalardı gösterebilecektik belki tüm potansiyelimizi dünyaya.

 Afrika’ya bile bırakın hazır bir statın olmasını bunun için bir civi dahi çakmamışken verilen Dünya Kupası evsahipliği hakkı bizim ülkemizdeki iğrenç statların yenilenmesi adına ne kadar önemli bir kazanç olacaktı.

 Düşünün ne kadar önemli bir reklam yapacaktık ve kendimizi ifade etme şansı bulacaktık.

 Herşeye rağmen  bize verilmesi gereken bir organizasyonu kaybettik. Sağlık olsun başka baharlara kaldı diyebiliriz elbette. Gerçekte Platini denen FIFA başkanına ve siyasete yenildiğimizi biliyoruz. Bunun adil olmadığını biliyoruz.  Fakat  bugünden itibaren 500 yıl uyuduğumuzun da farkına varalım. Daha çok söz sahibi olmak için daha çok çalışmamız gerekir. Bağıra bağıra siz de başkan olun siz de organizasyon düzenleyin diyorsa Başkan gerçekten doğru söylüyor. Uyanalım arkadaşlar. Daha çok çalışalım. Daha sıkı sarılalım ülkemize. Daha sıkı sarılalım işimize. Daha sıkı sarılalım birbirimize..

Kimsenin bizim yeterliliğimizi ve samimiyetimizi ölçmesine imkan vermeden, gece gündüz çalışalım. Kimseye bizim sabrımızı sınama şansı vermeyelim. Başaralım artık.. Sadece son düzlükte değil hergün çalışalım. 500 yıl uyuduk yeter lütfen uyanalım bu derin uykulardan. 2020ler bari bizim olsun.

Biz göremeyeceğiz çocuklarımız görsün o günleri..

Henüz yorum yapılmadı

Trackback URI | Yorumları RSS ile takip et

Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için GÎRÎŞ yapmalısınız.

Istatistikler
Clicky Web Analytics