Şub 25 2010
Yeter Eskişehir Yeter!
Şüphesiz iyi futbol oynamıyoruz. Organize ataklar geliştiremiyoruz. Ayağa 3 pas yapamıyoruz. Doldur boşaltlar ile uzun toplar ile şansa goller atıyoruz. Evimizde seyircimizin yarattığı baskıyla puanlar alıyoruz.
Geçen sene süperligde uzun yıllardan sonra ilk senemiz olduğu için tutunmak önemli diye duşündük. İyi futbol yerine puanlar bekledik. Amacımız takımın biraz oturmasına, lige alışmasına imkan yaratmaktı. Ama buna rağmen yine deplasmanlarda tel tel döküldük. En son haftalarda kritik
Eskişehirspor 3. de olsa, 1.de olsa ben oynanan futbolu beğenmedigimi hep söylüyorum. Bursasporun mücadeleci yapısını, sistemini nasıl kurduğunu Kayserispor’un klasik oyun anlayışını nasıl hep devam ettirdiğini izliyoruz. Transferlerinde belirli bir mantık olduğuna, yabancılarını özenle seçtiklerine şahit oluyoruz. Anadolunun devi
Kim suçlu? Elbetteki saha içindeki tüm sorumluluk Rıza hocanın fakat bence tek sorun hoca değil. Süper lige çıktıktan sonra takımı takip
Ben artık eksik gedik uyum süreci, para pul, gibi masallar dinlemek istemiyorum, Show kokan boş mavallar okusunlar da istemiyorum. Günlük başarılarla övünmek istemiyorum. Baskanın transfer edilen futbolcularla kazanan güreşcinin elini kaldırıyormuşcasına pozlar vermesini ve o transferlerin fos çıkmasını görmek istemiyorum. Esstore da bebek bezi bile olacaktı ama forma olamadı doğrudüzgün. Alın Bebek bezi size lazım sizin olsun diyen taraftar istiyorum. Maçlarda bebekbezi atan, “sıçtınız bez getirdik” diye pankart açan, sadece bu yönetimi değil, her yönetimi başarı için zorlayan, hiçbirşeyin peşini bırakmayan bir taraftar istiyorum. O kadar yazdık çizdik ne oldu Gültekin Güvensoylara takip edilsin istiyorum. Ben esestonik filan da istemiyorum tuttuğum takımın oynadığı güzel futbolla kendimden geçeyim, 90 dk başım dönsün istiyorum. Ben sporu bir eğlence olarak görüyorum ama içki sigara kumar gibi kötü alışkanlıklar yaratacağına bu alışkanlıklardan toplumu arındıracak bir konumda kalmasını; sevgiyi, saygıyı, kazanmayı, kaybetmeyi bilen örnek kentler yaratmasını istiyorum. Ben şaşırmak istiyorum. Hayal kırıklığı yaşamak istemiyorum artık bu camia yüzünden. Ben ortaya yureğimi koyuyorum. Gerektiğinde paramı koyuyorum arkasından yürüyorum tuttuğum takımın ama tuttuğum takım benim hayallerimin arkasından neden gelemiyor? Şüphelerim var. Safız ya, açız ya başarıya, her denilene inanıyoruz.
Bugünlerde yöneticiliğin altın anahtarı şekil değiştirmek. Kamuoyunun neye ihtiyacı varsa ona dönüşebilmek. Sonrasında bize duymak istediklerimizi söylemek,. Bazen bir şefkatli amca, bazen çok bilmiş bir büyük, bazen ağzı laf yapan bir Kabadayı… her neyse artık, neyi görmek istiyorsak o şekle bürünüvermek. Ben kulüp başkanının siyasi bir başkanmış gibi davranmasını da istemiyorum. Ona buna atıp tutmasını da. İşini herkesin iyi yapmasını istiyorum. Transferleri show yapmak için değil de ihtiyaçtan getirmelerini, oyuncuları arastırmalarını, gerçekci hedefler koymalarını ve o hedeflere kararlıca gitmelerini istiyorum. Su gibi önce renk vermeyip sonra ihtyaca göre bulunduğu kabın şeklini alsınlar istemiyorum. Acıksözlü ve güvenilir insanlar kulübün çehresinde olsun istiyorum. Bir imza töreninde sadece bir iki kulüp yetkilisi dışında herkesi o resme girmeye calişırken görmek istemiyorum. O resme girenlerin sonralarda sağda solda Jayce’yi , Lovrek’i ben getirdim deyip demediğini öğrenmek istiyorum.
Büyük olduğu söylenen Eskişehirspor taraftarının sabrını, futbol bilgisini, futbol taraftarlığının kalitesini bir adım uzağa taşıdığını görmek istiyorum. Tribünlerde Bando Eses gibi oluşumlar görmek, hepimiz Bando Esesiz demek istiyorum. Deplasmanlara bedava giden, bunun karşılığında Eskişehirdeki maçlara ücrestsiz alınan, paralı askerler görmek istemiyorum. (
Ben bir olmak istiyorum birlik olmak istiyorum. Birleştirilemeyen grupların hangi konuda fikirleri çatışıyor da ayrı kalmayı istiyorlar merak ediyorum. Onların işlevi nedir onu da merak ediyorum. Herhangi bir toplumsal olaya Türkiye çapında ses getirecek şekilde tepki mi verdiler, destek mi çıktılar bilmek istiyorum. Söylenecek marşların sırasında mı anlaşamıyorlar yoksa orada bulunan herkesin amaçı takımımızı desteklemek değil mi bilmek istiyorum. Stadda organize olarak güzel tezahurat yapmak amaç değilse taraftar gruplarının çete oluşturmaktan farkı nedir öğrenmek istiyorum. Bağırmakla sahada oynanan futbolu birbiri ile doğrudan ilişkilendiren ve çok bağırınca kazanacağımızı sanan, az bağırınca bugün az bağırdık kaybettik diye boyunlarını bükecek seçmece taraftara nasıl sahip olduk öğrenmek istiyorum. Takımını seven herkes marşlarımıza neşe içinde katılır, böyle yapanı zaten sorgulamıyoruz ama acaba o gruplara yukardan sipariş usulü nota ya da beste mi geliyor bilmek istiyorum.
Başkana, yöneticiye olumlu olumsuz herkese organize bağırmaktan/bağırmamaktan mı çıkar sağlıyorlar. Deplasmanlara bedava gidip sağı solu yağmalamak, masum insanlara saldırmak dışında bizi nerede ve nasıl temsil ettiklerini bilmek istiyorum. Acaba bedava bilet verilmese, bedava deplasman imkanı olmasa, “Yeter Halil Ünal yeter” diye beste mi yapacaklar öğrenmek istiyorum. Tüm bunları yaparken, yüreğini ortaya koyan, kendi imkanlarıyla takımının peşinden gelen insanları tenzih ediyorum. Ve soruyorum, sizin gittiğiniz deplasmanlardan sonra yarım saat arkadan şahsi arabamla yola çıkıp mola yerlerinizde konaklasam, karşılaştığınız insanlarla konuşsam, sizinle aynı takım taraftarı olduğum için utanmak şöyle dursun, gurur duyabilecek miyim bilmek istiyorum. Cevabınız hayır ise yine soruyorum.; Deplasmanlara gittiniz de maç mı kazandık? Anadoluda sempati ile bakılan o efsane Eskişehirspor taraftarını efendilikle temsil edemiyorsanız sizler kendi kendinize ne zaman duracaksınız öğrenmek istiyorum. O formayı giyen, o kaşkolu takan her bireyin bu camiaya yakışmayan hareketlerini engellememiz gerekirken spot ışıklarını Rıza Hocaya çevirip vurun Rıza’ya demek ne kadar etik sorgulansın istiyorum.
Taraftarlığın kitabını biz yazdık diye sağda solda böbürlenirken, bazı konularda neden dut yiyip bülbül olduk ayağına yatıyoruz sormak istiyorum. Her maç tribünlerde gördüğümüz kavganın sebebini algılayamıyorum. Bu kavgaları çıkartanların elini kolunu sallayarak bir sonraki hafta tribünde olmadığını duymak istiyorum. Ben aranıza geldiğimde bana saldırmayacağınızdan da emin olmak istiyorum. Ben foruma girdiğimde gözlerimin dolduğu Mahmudiye projesi gibi projeler üreten, bunların peşinden koşan, tek çıkarı yüreğindeki Eses sevgisini taçlandırmak olan taraftar grupları istiyorum.
Ben beşikteki bebekten bastonlu dedeye kadar yeryüzündeki her bireye kalıcı Eses sevgisi aşılayalım istiyorum. Yoksa o Esesli bebek bezi ile, Esesli bastonu satacak kitleyi bulamayacak bizim başkan, bilmenizi istiyorum. Arkadaşlar aynı safta mıyız inanmak istiyorum. Dışarda kalmak değil tam içinde omuz omuza belirlenen hedefe yürümek istiyorum. Kendi aralarında düşünen, tartışan, elestiren, fikirlerini söyleyebilen taraftarlar istiyorum ama kavga
Yeter Eskişehir Yeter!
Henüz yorum yapılmadı
Yorum Yaz
Yorum yazabilmek için GÎRÎŞ yapmalısınız.

