Mar 14 2010
Süper lig alev alev..
Eskişehirsporun geçen hafta Galatasarayı yenmesi aniden Bursaspor’un şampiyonluğun en güçlü adayı olduğunu farketmemize neden oldu. Bursaspor’un erteleme maçlarının fazlalığı nedeniyle bu durum fazla dikkat çekmiyor, geçen haftaya kadar Timsah’ın çaktırmadan zirve yürüyüşü devam ediyordu.Ama artık bu hafta içinde herkes Bursasporun şampiyonluk şansını konuşur oldu. Yine geçen hafta ligin hem altını hem üstünü ilgilendiren Diyarbakır-Bursa maçı vardı. Sahaya yağan yabancı maddeleri de geçtik, aslında bir nevii organize linç girişimiydi bu. Ne hakemlerin, ne futbolcuların can güvenliği yoktu. Yine geçen hafta 0-0 biten Gençlerbirliği Fenerbahçe maçından sonra Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav’ın “Bu hakemlerle TFF’ye Allah kolaylık versin. İşleri gerçekten zor.” dediğine şahit olduk.
Geçen hafta Eskişehirspor-Galatasaray maçı gösterdi ki hatalar yeni hataları doğuruyor. Hakemler kendi inanmadıkları penaltıyı bile verebiliyordı. Maçların sonuçlarına %100 etkileri olduğunu biliyorduk. Eski günlerde 3 büyüklerden özellikle Fenerbahçe Başkanının Eskişehirspora yenildikten sonra ağlaması, çıkıp kulüpler birliği başkanlığından istifa etmek istemesi daha sonraki haftalarda hakem desteğini arkalarına almalarına yol açsa da Fenerbahçe oynadığı topla İlhan Cavcav’ın dediğine göre 0-0 ı zor kurtardı. O ağlamalar olmasaydı bugün belki Gençlerbirliğine de yenilmiş olacaklardı. Anladık ki milyon dolarlar çöpe gitmiş. Biri hakem, ikisi hakem, 3ü hakem hataları diyelim ki tam 7 maç galibiyet yüzü görmemişsiniz oysa. Hatayı kendinizde hiç aramayacak hep başkasına çamur atacaktınız maalesef. Bugünlerde sesiniz çıkmıyor çünkü size artık kimsenin inanmayacağını biliyorsunuz, Hakem desteğine rağmen puanlar kaybettiğinizi izliyor tüm Türkiye..
Gelelim bu haftaya, Bursaspor ile başlayalım. Gerçekten iyi gidiyorlar. Tek rakipleri bence Galatasaray. 8 maçları var ve 5i içerde olmalı. Artık herkes onlardan bahsediyor. Eğer stres ve baskıyı yenebilirler, kentte birlik beraberlik içinde hareket edebilirlerse bu yıl bir ilki başarabilirler diye düşünüyorum. Tüm ülkeye sempatik gelen Ertuğrul Sağlam’ı çok kısa sürede şampiyonluğa oynayabilen bir takım yarattığı için tebrik ediyorum. Süperlig tarihinde şampiyon olan 5.takım olabilirler. Fakat istanbul takımları ve hakemlerin türlü türlü oyunlarına, ulusal medyanın güdümlü yazılarına yenik düşmezlerse. İşte Sivas şimdi düşmemeye oynuyor. O 3sezon son anda kaçan şampiyonlukların birini alabilseler şimdi tarih yeniden yazılıyor olacaktı. Dayan Bursa arkandayım 8 maç kaldı diyorum ve tam destek veriyorum.
Gaziantepspor önceki haftalarda son saniye golüyle Eskişehirsporun 0-1 önde olduğu maçta beraberliği kurtarmıştı. Bu hafta da son dakika golüyle Trabzonspor beraberliği kurtardı Antep’den. Etme bulma dünyası garip bir lig diyor geçiyorum..
Eskişehirspor Avrupa kupalarına doğru gidiyor. Deplasmanda Kayseri’yi yenmemiz gerçekten ilk yarının rövanşını almamız açısından çok önemliydi. Bir ara umutsuzluğa da kapılmıştım. Kendi kendine düşene bile penaltı çaldı hakem. Kayseride futbol izlemeye gelen 33bin kişiye cinayet izlettirdi resmen. Oysa hakem hala Cimbomun, Fenerin ağlamalarının etkisiyle olmayan bir penaltı yarattı zihninde. Sandı ki çıkamam bu 30 bin kişinin arasından. Bilmiyor ki oraya insanlar çekirdeğini yiyip maç izlemeye geliyorlar, Kayseri’nin öyle uyduruk penaltılara ihtiyacı yok, bir fener bir trabzon stadı değil orası bilmiyor..
Peki nasıl göze alıyor hakemler olmayan penaltıyı aynı takım aleyhinde üstüste iki hafta çalabilmeyi ve üstelik bir oyuncuya bu nedenle kırmızı kart gösterebilmeyi? Ağlamıyoruz değil mi! Baskı kurmuyoruz üzerinizde, sizleri hataya strese teşvik etmiyor verdiğiniz kararlara uyuyoruz değil mi! Tek sebep bu olabilir mi? Yoksa dakika 82 olmuş ne hakla maçın kaderiyle oynamaya kalkar bir hakem. Eğer pozisyonu göremediysen çalma kardeşim o dakikada düdük filan. Aziz Yıldırım da haklı, İlhan Cavcav’da Adnan Polat’ta.. Bu hakemlerle bu lig kafanızdaki sıralamada biter gibi geliyor bana.. Haa eğer adil oynanacak derseniz bundan sonraki haftalarda Bursa ve Eskişehir’in maçlarına dikkatle bakalım ne kadar adil oynanacaklar. Bursa şampiyonluğu, Eskişehir Avrupa kupalarını kovalayacaklar, sonuna kadar top oynayacaklar, 3 büyükler ise ağlayacaklar . TFF bakalım hangi telden, pardon takımlardan puan çalacak hep birlikte göreceğiz.
Gelelim Diyarbakır’a.. Artık anladım ki Başkan da yalan söylüyor. Provakosyon falan filan hikaye. İBB’nin seyircisi yokken oldu bu olaylar. Diyarbakır taraftarı bana göre sahaya girerek süper lige mendil sallamış oldu. Birde Azrailler grubu dikkatimi çekti. 3 ay önce kurulup sayıları 300 kişi olmuş azrailler grubunun.. Taraftarın bana göre en iyisi, takımını sonuna kadar destekleyen, önce insan deyip nerede durması gerektiğini bilen topluluklardır. Azrailler ölüp öldürüyorlar adı üstünde, hiçbir zaman önce insan diyemeyecekler. Fanatikliğin sınırı vardır, olması gerekir bunu bilemeyecekler maalesef.. Bu oluşum büyümeden bir yasa, bir talimatname filan çıkartmak gerekli bu öldürmeyi kendilerine bir görev olarak gören grupları engellemek için diye düşünüyorum. Bir gencin üzerine çıktığı timsahın boğazını keserken resmedildiği bir afişi gözümün önüne getiriyorum… Ne işi var o posterin futbol oynanan stadlarda Allah Aşkına..
Kısaca Alev Alev Türkcell Süper Lig.. Herkesin kendine avantaj yaratmak için hakemleri ve birbirlerini çekiştirip durdukları kritik haftalara girdik belli ki. Hak eden, güçlü olan kazansın diyorum.. Kazan daha yeni yeni kaynıyor.Puan kayıpları her takım için sürecektir, lütfen biraz daha sakin ve sağduyulu olalım diye şimdiden hatırlatmakta fayda görüyorum.
NOT: Türkiye’ye taraftarlık adına ilkleri yaşatan Eskişehirspor’dan sonra Bursaspor’un da BandoEses’i andıran benzer oluşumlar içinde olması beni mutlu etti. Umarım bu tip oluşumlar tüm Türkiye’ye yayılır.

