Mayıs, 2009 Ayının arşivi

May 01 2009

Resim Mehmet İdareeder
Mehmet İdareeder

İdil! Bir Daha Beni Milli Maça Gönderme Lütfen!

Genel kategorisindeki yazılar

Günün birinde sevgili karımdan böyle bir ricada bulunabileceğimi hiç düşünmezdim, özellikle de sevgili arkadaşım Murat ile çok eğlenceli bir akşam geçirme fırsatı bulmuş olmama rağmen…

Bundandır ki milli maça gitmemek için geçerli sebeplerin ilk on birini çıkarmak istedim. (Nedenleri on sekize, hatta aday kadro sayısı olan yirmi dörde çıkardım; insaf edebilirdim, etmedim.)

1- Türkiye liglerinin en yetenekli, fair play notu en yüksek (?) kalecisi milli takım kalesini koruyor ve her maçta en az bir hayati hataya imza atabiliyor.

2- Sabri, hâlâ milli takım için düşünebiliyor.

3- Hakan Balta’nın stoper oynayabileceğine inanılıyor.

4- Egemen (Trabzon), İbrahim (Sivas), Sedat (Sivas), Eren (Kayseri) ve İbrahim Toraman (Beşiktaş) gibi genç, yetenekli ve başarılı adamlar varken gençliğinde de hiçbir tutarlılığı olmayan Emre Aşık oynuyor.

5- Ali Sami Yen’e girmek için sıra beklerken ezilebilirsiniz.

6- Ali Sami Yen’e girmek için sıra beklerken kafanıza beton sıva parçaları düşebilir.

7- Ali Sami Yen’e girdikten sonra kapalı tribünde oturacak yer bulamazsınız, çünkü bizzat futbol federasyonu sponsorlar aracılığı ile dağıtmak üzere fazladan korsan bilet basmıştır.

8- Bacak kaslarındaki liflerin gevşediğine tanıklık edebileceğiniz İbrahim Üzülmez’i bir devre çok yakından izlemek zorunda kalabilirsiniz.

9- Fatih Terim çok uzaktan bile çok antipatik hareketleriyle canınızı sıkabilir.

10- Tuncay Şanlı’nın hiç yarış kazanamayan, ama iyi cins olduğu kabul edilen yarış atının yelelerini savurması gibi sadece saçlarını savurmasını izleyebilirsiniz.

11- Türkiye’nin tek pivot santraforu Genç Semih bir kafa topuna vuramazken Batuhan Karadeniz’in yetmiş dakika kale arkasında ısınmasına şahit olabilirsiniz.

12- Galatasaray’ın kapalı tribün amigolarının yarım saat tezahüratı engelledikten sonra gövde gösterisine kalkışıp, hiç kimseyi coşturamamasına tanıklık edebilirsiniz. (Adnan Polat ile federasyon başkanı kavgalı olduğu için yarım saat tezahüratı engellemişler. Galiba bedava bilet sayısı da istediklerinden az olmuş. İki amigo konuşurken duydum.)

13- Milli takım gol attığında yakılan meşaleler yüzünden yanma tehlikesi atlatabilirsiniz.

14- Oturacak yeri geçtik, ayakta duracak düzgün yer bulamadığınızdan tüm omurganız yamulabilir ve tabiidir ki ağrıyacaktır.

15- Emre Belözoğlu, artık evli olduğuna göre onun damat kontenjanıyla ilgisi de yoksa, neden milli takımda olduğuna bir türlü anlam veremezsiniz.

16- Nihat, sizin tanıdığınız Nihat’a hiç benzemez; mimikleri daha çok Fatih Terim’i andırır.

17- Ali Sami Yen’in doğru düzgün bir skor bordu bile yoktur.

18- Artık çıkmayı düşündüğünüz dakikalarda Fatih Terim, sahanın tek iyi oyuncusu Arda’yı oyundan çıkarır.

19- Maç çıkışı, tükürük köftesi yapan seyyarın önünde yarım saat sıra beklersiniz.

20- Maça geldiğiniz okul servisini köfteci sırasında beklerken kaçırdığınızı Starbucks’ta kahve keyfi yaparken öğrenebilirsiniz.

21- Ağzınız soğan koktuğundan ve saat 01:00 gibi bir zaman dilimini gösterdiğinden, evdeki iki kişilik sinir savaşının yenik kişisi olmanız garantidir.

22- Sabah uyanma sorunu yaşayacağınızı akşamdan bilirsiniz.

23- Sesiniz kısıktır ve ders anlatmaya hiç uygun değildir.

24- İdil, izin verip göndermesine rağmen maça gittiğiniz için sinirlidir.

Yirmi dört geçerli sebebimi sıraladıktan sonra burada en samimi duygularımla yalvarıyorum: İdil! Bir daha beni milli maça gönderme lütfen!

****

Daha önce “İstanbul Efendisi” isimli müzikal oyundan bahsetmiştim; “Kabare” ve “Lüküs Hayat” isimli müzikalleri de izledim. Bundan sonraki ilk yazımda İdil’in benim kültür dağarcığıma nasıl yeni eklentiler kurduğundan bahsedeceğim. Ama:

İLLE DE İSTANBUL EFENDİSİ…

Mehmet İDAREEDER
mehmet.idareeder@gmail.com

 

Bu yazı, 22 Nisan 2009 tarihinde www.calisankadinlar.com’da yayınlanmıştır.

Henüz yorum yapılmadı

Istatistikler
Clicky Web Analytics