Kas 30 2007
Kim sahibi bu kumdankalenin?
“Kim silecek izlerini son gecenin,
Kim sahibi bu kumdankalenin?”
Sigara üstüne sigara içiyorum. Bir gece vakti gözlerim bulanıyor bilgisayar ekranına bakmaktan..
Ne garip onlarca kez dinledim bu sarkıyı son bir saat içinde. Hiç böyle bir sonu hayal etmemiştim.
Kumdankale olmakta zor şeymiş dedim kendi kendime. . Yapanlar tutkuyla emek harcadıktan sonra bırakıp gittiklerinde, hem dalgalarla hem rüzgarla baş etmekte zor. Issız bir sahilde yapayalnız bırakılmakta..
Ses vermek zor, sesinin yankı bulması zor.
Kumdankale yapmak kadar kumdankale olmakta zor..
Bir insan eserini neden böyle yüzüstü bırakır ki yarına kalmayacağını bile bile..Kuruyan kum tanelerinin rüzgarla birlikte savrulup gitmesiyle kardanadam misali eriyişini izlemek kolay mıdır bir kumdankalenin bilmiyorum. Hiç bırakıp gitmedim çünkü ben kumdankalemi..
Yine de yapan olmaktan ziyade kumdankale olmayı yakıştırdım kendime.
Oysa kaderinde yalnızlık olsa da kumdankalenin, kumdankale olmak başka şey.
Görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmeleri ve bir zamanlar tutkuyla yapılmaları haricinde hüzün vermeyecek olan kısmı nedir ki yıkılan bir kumdankalenin?
Of işte yine yaklaşıyor kendilerini bekleyen acı son…
Sonsuza kadar ayakta durmayacaklarını öğrenememekteki ısrarları nedendi acaba.
Nedir kumdankalenin sırrı? Neden tekrar tekrar yapar kendini.. Ve bundan hiç alınmaz, yılmaz, korkmaz yıkılmaktan.
Şimdi gidip bu kumdankale resmine bakarak bir sigara daha içeceğim. Dalgaları, rüzgarları düşüneceğim sahilde..
Üşüyen kumdankalemi düşüneceğim.. Seslerine kulak vereceğim.. mücadelesine tanık olacağım.. Şarkısını dinleyeceğim tekrar tekrar..
Ve gözlerimi kapatacağım huzurla..
Sabah olduğunda bütün kumdankalelerin yerinde kalmasını dileyeceğim. Çünkü yoruldum tekrar tekrar aynı kumdakaleyi yapmaktan.. Yoruldum hep yıkılmaktan.. Yoruldum kumdankale olmaktan..
Kim koruyacak benim kumdankale mi?
Kim sahibi bu kumdankalenin?

