'Spor' kategorisinin arşivi

Tem 15 2010

Resim lemoon
lemoon

Limon abi de ahtapot Paul’e karşı

Genel, Gündem, Spor kategorisindeki yazılar

Zevksiz ve sönük geçen bir dünya kupasının ardından aklımızda iki şey kaldı. İlki vuvuzela, ikincisi ise bir ahtapot..

İlki berbat bir ses çıkartsa da ikincisi kadar yankı bulmadı futbolseverler arasında.. 

 Bizim köşedeki iddia bayinin önünde ne cevherler harcanıp gidedursun paşanın keyfince yaptığı tahminler bir çok ülkeden canlı yayınlandı. Vuvuzelaya çare bulmakta zorlandı dünyanın teknolojisi, günlerdir kulaklarımızı sağır eden uğultu ile maçlar izledik. Ahtapotu ise şişirdiler şişirdiler neredeyse ülke yönetimlerini bile teslim edecekleri büyük bir otorite yapıverdiler kimse farketmeden.   

Benim korkum  zurnalar zırt derse. Derbi maçlarda taraftarlara bedava dağıtılırsa? Eğer bu vuvuzela denen üfürükten alet ülkemizdeki tribünlere kadar girerse Bando-Eses’in kıymetini biz ozaman çok daha iyi anlayacağız.

  Gelelim şu ahtapota.. 8 beyni, 12 kolu mu var bilemem ama bizim Hıncal zeki adamdır, onu bilirim.  Bir ropörtajında ahtopot paul’ün sahibinin zekiliğine işaret etmiş haklı olarak. Sonuçta bu ahtapotu yönlendirmek bakıcısı için çocuk oyuncağı olmalı. Vardır bunun bir huyu suyu. Sevdiği bir şey vardır mesela. Bakıcısı o sevdiği şeyden koyuyordur seçilmesini istediği kutuya..  Gözle görülür birşey olmasa da o sevdiği şeyin kokusunu sürüyordur kutuya belki de.. Kutuların hazırlanış aşamalarını hiç izlemedim ben ama ahtopottan daha iyi bilirim futbolu..

 

Bir diğer olasılık da ahtopotun renklere nasıl tepki verdiği. Belki ispanya bayrağında bulunan renkler onun favori renkleridir. Nasıl boğalar kırmızı pelerini görüyorlar sadece, bu ahtopotunda vardır elbet bir renk sıralaması.. 

Fakat güzel olan sahibinin herşeyi aşama aşama tertipleyip bir dünya starı yaratmayı başarmış olmasıdır. Bu ahtapot dünyanın parasına yön verecek bir sonraki kupada.

Malum Jennifer Lopez Kıbrıs’a konser vermeye Rum Lobisi yüzünden gelmedi. 

Milyonlarca mail atalım, protesto edelim, filmini izlemeyelim diyeceğimize sakince düşünüp Ahtapot Paul’ü açılışta kumar oyanamaya davet etsek ya?  Artık o ahtapotta Jennifer kadar ünlü bir dünya starı ve Kıbrıs’ın kumarhanelerini, eğlence mekanlarını en güzel o yansıtır.

Bir düşünün Kahin Ahtapot Kıbrıs’ta şansını denerken görüntülense neler olur acaba?

Henüz yorum yapılmadı

May 29 2010

Resim Kum Adam
Kum Adam

Uyan Türkiye! Bize çok Şenez Erzik gerek.

Genel, Gündem, Spor kategorisindeki yazılar

  Büyük gün yarın demiştik bir önceki haberimizde. Gönlümüzden geçen Türkiye’nin Euro 2016 futbol şampiyonasına ev sahipliği  yapacağının açıklanmasıydı. Yine büyük bir hayal kırıklığına uğradık. İlk defa hayal kırıklığına uğramıyorduk ve bu nedenle duyarsızlaşmıştık artık.

Yıllardır Avrupa’nın kapısında yattık. Avrupa Birliği’nin ülke refahı ve ekonomimize katkılarının yanı sıra bireysel özgürlükler bakımından da bu ülkeye büyük katkısının olacağını görüyorduk. Fakat kendimizi hep ikinci sınıf ülke konumundan kurtaramadık. Bu zihniyeti kendi kafamızdan da onların kafasından da atamıyoruz ne yaparsak yapalım. Biz ne kadar modern, çağdaş bir ülke olduğumuzu fısıldaya duralım onlar bizim sürekli geri kafalı, medeniyet ve demokrasiyi özümseyememiş hala ortaçağ karanlığında yaşayan bir ülke olduğumuzu  haykıdılar hep belki de bilinçli olarak. Eurovison şarkı yarışmalarında yıllardır aşağılandık. Derece aldığımızda sabahlara kadar sokaklarda kornalar çaldık. Onlara benzemek için taklit ettik sürekli, ingilizce şarkılarla katılmaya başladık sonrasında hep bu yarışmalara. Biz bundan 500 yıl önce Amerika’nın şuanki konumunda idik. Süper güçtük biz. Topraklarımız 3 kıtaya yayılırken ünümüz 5 kıtaya yayıldı cihana nam salmıştık.Nereden nereye gelmişiz geçen yıllar içinde.

 Günümüze geldiğimizde Avrupa Birliği üyelik görüşmelerinde Avrupa’nın yanar döner yüzünü gördük hep. Bir öyle oldu bir böyle. Sonunda iç işlerimize karıştılar. Belki görüşmeleri yürütürken birey olarak çoktan bezmiştik fakat bir ülkenin kaderi buna bağlı diyerek vuramadık masaya yumruğumuzu. Vurmayacağız da. Ama onlara benzemek yerine daha çok kendimiz olmayı neden denemiyoruz. Bunları yazarken dünyadaki yerimizin burası olmaması gerektiğine inandığım için yazıyorum. Sürekli bir hayal kırıklığı içinde tekrar tekrar kendimizi anlatmak yerine hem ekonomimizi hem bilimsel gelişimimizi layık olduğumuz yerlere taşımak adına neden daha fazla çalışmıyoruz.

 Düşünün organizasyonu tek düzenlememiş ülke bizdik aday ülkeler arasında.

 Düşünün daha önce aynı organizasyona 2 defa ev sahipliği başvurusu yapmış ama kaybetmiştik.

Düşünün ısrarla 3. başvuruyu mükemmele yakın şekilde hazırlayan da yine bizdik.

 Düşünün tarihte bizden başka bir ülke yoktu bu kadar ısrarla bir organizasyonu isteyen.

Düşünün ateşli ve renkli taraflarlarımızla futbolla yatıp kalkan insanlardık biz.

Avrupa’nın en büyük 6. ekonomisiydik bir düşünün hele.

Düşünün en genç nüfusa sahiptik aralarında.

Düşünün ilk defa müslüman bir ülkede yapılacaktı bu organizasyon..

 Düşünün UEFA ve FIFA amaçlarıyla örtüşüyordu bizim onlara verebileceklerimiz. Futbolu geniş kitlelere yaymak ve futbolu kültürleri ve toplumları kaynaştırma amacı ile kullanmak istiyorlardı düşünün..

Daha dün gibi hatırladığımız 98 Dünya kupasını düzenlemiş Fransa’ya ya da sürekli ev sahipliği verilen İtalya Almanya gibi kısır döngü ülkeler yerine bizi tercih etmiş olsalardı gösterebilecektik belki tüm potansiyelimizi dünyaya.

 Afrika’ya bile bırakın hazır bir statın olmasını bunun için bir civi dahi çakmamışken verilen Dünya Kupası evsahipliği hakkı bizim ülkemizdeki iğrenç statların yenilenmesi adına ne kadar önemli bir kazanç olacaktı.

 Düşünün ne kadar önemli bir reklam yapacaktık ve kendimizi ifade etme şansı bulacaktık.

 Herşeye rağmen  bize verilmesi gereken bir organizasyonu kaybettik. Sağlık olsun başka baharlara kaldı diyebiliriz elbette. Gerçekte Platini denen FIFA başkanına ve siyasete yenildiğimizi biliyoruz. Bunun adil olmadığını biliyoruz.  Fakat  bugünden itibaren 500 yıl uyuduğumuzun da farkına varalım. Daha çok söz sahibi olmak için daha çok çalışmamız gerekir. Bağıra bağıra siz de başkan olun siz de organizasyon düzenleyin diyorsa Başkan gerçekten doğru söylüyor. Uyanalım arkadaşlar. Daha çok çalışalım. Daha sıkı sarılalım ülkemize. Daha sıkı sarılalım işimize. Daha sıkı sarılalım birbirimize..

Kimsenin bizim yeterliliğimizi ve samimiyetimizi ölçmesine imkan vermeden, gece gündüz çalışalım. Kimseye bizim sabrımızı sınama şansı vermeyelim. Başaralım artık.. Sadece son düzlükte değil hergün çalışalım. 500 yıl uyuduk yeter lütfen uyanalım bu derin uykulardan. 2020ler bari bizim olsun.

Biz göremeyeceğiz çocuklarımız görsün o günleri..

Henüz yorum yapılmadı

May 27 2010

Resim Kum Adam
Kum Adam

Sure We Can! Büyük gün yarın!

Genel, Gündem, Spor kategorisindeki yazılar

Türkiye, İtalya ve Fransa’nın ev sahipliği yapmak üzere aday olduğu 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı (EURO 2016) düzenleyecek ülke yarın İsviçre’de yapılacak oylamada belli olacak. Sunumların ardından, yarın saat 12.00’de UEFA Yönetim Kurulu üyeleri bir müzakere sürecine girecek ve oylama yapılacak.

Avrupa Futbol Şampiyonası’nı düzenlemek için 3. kez aday olan Türkiye, daha önceki iki adaylığında başarılı olamadı.

Euro 2008′e Yunanistan ile birlikte aday olan Türkiye, EURO 2012 ve şimdi oylanan EURO 2016′ya tek başına adaylık başvurusu yaptı.

PLATİNİ, ERZİK VE ABETE OYLAMADA YER ALMAYACAK
UEFA Başkanı Michel Platini (Fransa), UEFA Yönetim Kurulu Birinci Asbaşkanı Şenes Erzik (Türkiye) ve UEFA Yönetim Kurulu üyesi Giancarlo Abete (İtalya) ülkeleri aday olduğu için müzakere ve oylama aşamasına  katılamayacaklar.

Bu organizasyon için yapılacak sunumda, müzakerelerde ve oy verme aşamasında yer alacak 13 üye ise şunlar:

Geoffrey Thompson (İngiltere)-Toplantıya başkanlık edecek, Angel Maria Villar Llona (İspanya), Marios N. Lefkaritis (Kıbrıs Rum Kesimi), Dr. Joseph Mifsud (Malta), Allan Hansen (Danimarka), Frantisek Laurinec (Slovakya), Avraham Luzon (İsrail), Dr. Gilberto Madail (Portekiz), Mircea Sandu (Romanya), Grigoriy Surkis (Ukrayna), Michael van Praag (Hollanda), Liutauras Varanavicius (Litvanya), Dr. Theo Zwanziger (Almanya).

OYLAMA PROSEDÜRÜ


Oylama sürecinde, üç aday olduğu için, UEFA Yönetim Kurulu’nun oylamada bulunma hakkı olan üyelerinin, adayları seçime göre yükselen bir sıralamayla belirtme zorunlulukları bulunuyor.

Bu bağlamda, oy hakkı olan üyeler en çok tercih ettikleri adaydan en az tercih ettikleri adaya doğru bir sıralama yapacaklar ve en az tercih edilen aday bir puan alırken, ikinci sıradaki ülke iki ve ilk sıradaki ülke, kurallara göre, toplam aday sayısı artı iki puan, yani 5 puan alarak oylamaya dahil olacak.

İlk tur oylama sonucunda son sırada kalan ülke oylama dışı kalacak ve kalan iki ülke arasında bir oylama daha yapılarak EURO 2016’ya ev sahipliği yapacak ülke belirlenecek.

İlk turda iki ve üçüncü sırayı alan ülkelerin puanlarının eşit olması halinde ise bu ülkeler arasında bir oylama daha yapılacak. Final turuna kalan ülke bu şekilde belirlenecek.

Bu değerlendirme ve oylama sürecinin ardından, kazanan ülkeyi saat 13.00’te (merkezi Avrupa saati) UEFA Başkanı Platini açıklayacak. Açıklama hem internet ortamından hem de televizyon kanallarından canlı olarak verilecek.

Açıklamanın ardından kazanan ülke ve UEFA yetkilileri ortak bir basın toplantısı düzenleyecek.

AYRINTILAR  http://www.euro2016adayiturkiye.com/ ADRESİNDE!!

Henüz yorum yapılmadı

Nis 19 2010

Resim Kum Adam
Kum Adam

Yemişim Ligini, futbolu bana geri ver!

Genel, Gündem, Spor kategorisindeki yazılar

Ne büyük bir ayıp. Ne büyük bir utançtı dün gece Türk futbolu adına. Eskidendi sanıyordum. Çok eskidendi. Şimdi artık canlı yayınlar var, herşey en ince ayrıntısına kadar gözler önüne serilir diyordum. Yanılmışım.  Kapalı bir havaydı. Kara bulutlar dolaşıyordu Türk futbolu üzerinde.Kirli eller temiz ellerden tebrikleri kabul ederken değiyordu elleri ellere. Tiksinti duydum bir kez daha, bir kez daha ve bir kez daha. O kirli ellerin  mikroplarını her tarafa bulaştırmasına göz yumamazdım.

Sadece İzlandada çoşan yanardağın külleri kapatmadı  havamızı dostlar, mesnetsiz demeçlerini yalamamak için birileri ayarlı zarlarla oyunlar düzenlemişler. 3 yıl üstüste şampiyonluk sözlerini tutabilmek adına denediler her yolu. 3 kuruşluk keyfimiz vardı şurda futbol adına, onun da içine ettiler.  Sussam bir dert susmasam bu gördüklerim bana çok dert. Hep umduk bekledik adil olunsun  diye ama meğer biz ne salakmışız. Meğer bizi dizi film gibi avutmuşlar yıllardır.

Önemi yok dostlar o kupaların, önemi yok o  adaletsiz sıralamaların. Çekin kirli ellerinizi diyorum. Çekin ben sizi değil futbolu seviyorum. Çirkefce oynanan oyunu değil, bir eğlence bir pazar aktivitesi olan futbolu seviyorum. Lütfen açın yolları, çektirin Luganonun elini Bobonun topunun üstünden. Çekin ki futbol izleyelim biraz!

Tam tamına 90 dakika.. izleyin tekrar tekrar, ince ince nasıl da kıyılmış, katledilmiş bu maç ve sonucu masa başında ilan edilmiştir. Dakika 90 olduktan sonra 3 kırmızı kart çıkmış kime ne!O saç çekmeler, o tekmeler, o küfürler olurken neredeydin. O penaltı noktasının ırzına geçilirken neredeydin. Bugün bir gazeteci yazmış köşesinde Hakem Emre Belözoğluydu diye.  Dün gece tarafsız bir futbol izleyicisi olarak gördüm ki Beşiktaşın hakkı yenmiştir. Ve yine söylüyorum ki ben soğudum dün geceden sonra. Koptu içimde bazı şeyler. Avutuyorlar bizi. Kandırıyorlar dostlar.

Gelin hangi kulüp taraftarı olursak olalım şu şaibeli işlere ortak tepkiler üretelim. Gelin boş boş konuşan ve kazanmak için her türlü soysuzluğu yapanlara ortak bir duruş sergileyelim. Barındırmayalım dostlar bu tip insanları futbol camialarının içinde.Ben Fenerbahçeli bir seyirci olsam istemezdim böyle şaibeli kazanılacak bir kupayı ve protestoların en büyüğünü ederdim tribünlerden kendi takımıma. Sonrasında toplumda bir Fenerbahçe önyargısı var deniliyor.  İşte tam da bundandır diyorum kendimce. Oyunu fair play ruhundan uzak oynayıp bununla övünülmesindendir.

Dostlar oysa yüzyıllık kulüpler bunlar, bir kupa eksik, bir kupa fazla yoktur bizim takımlarımızın bunlara ihtiyacı. Ama hakedenin kazandığını görmeye ihtiyacı vardır bu ülkede futbol seyircisinin. Çalışanın, emek verenin kazandığını görmeye ihtiyacı vardır.Ben yıllar sonra bu kara günü çocuklarıma anlatmak istemiyorum. Tencere dibin kara senin ki benden kara şeklinde bunu taraftarlık çekişmesi olarak da göremem kimse kusura bakmasın. Eğer bu ülkede lig olacaksa, siyasetten uzak, lobi çalışmalarından uzak, adil bir lig olmalıdır.

Bu yanlışı görmek sadece 18 takımın başkan yönetici ve futbolcularının görevi değildir. Eğer ortada bir yanlış varsa ki yanlışların en büyüğü olmuştur, bu yanlışı düzeltecek, takımlarını uyaracak aklı başında taraftarlara ihtiyaç vardır. Tüm futbol severleri, hakka hukuka inanan tüm futbol seyircilerini bu olaya tepkisiz kalmamaya çağırıyorum.Nasıl olduğunu gördünüz bu işlerin nasıl yapıldığını gördünüz, SUSACAK MISINIZ HALA!

 Eğer gerekli cezalar verilmesin, gerekli onurlu duruşlar sergilenmesin izlemeyeceğim bir daha bu ligde hiçbir futbol maçını. İngilterede mi izlerim İspanya da mı bir takım bulurum kendime bilmiyorum dostlar, fakat bu lige 29 yaşıma kadar dayanabildim ben!  

İstifaya davet ediyorum dostlar ben Merkez Hakem Kurulunu da, Şekip Monstoroğlunu da, Aziz Yıldırım ı da TFF başkanını da  istifaya davet ediyorum.  Yeter cidden yeter artık futbolu kirlettiğiniz. Siz koltuklarınıza sıkı yapışın ben kendime hak mahrumiyeti veriyorum süresiz.

Futbol bizim için var. Bu şölen, bu zevk bizler için sahneleniyor. İstemediğimiz beğenmediğimiz şeyler sahnelenmeye başlanmışsa eğer, renk sevdasından önce futbol aşkımızı düşünmeli ve kirli ellere dur demeliyiz. Anadoludan şampiyon çıksın diyoruz  bunu yürekten istiyoruz fakat dün Beşiktaşın başına gelen kimbilir kaç takımımızın başına geldi ve kaç defa masa başında şampiyon belirlendi düşünmek bile istemiyoruz. Dostlar güvenim kalmamıştır benim artık bu lige.Daha nice yüzyıllar futbol karanlıkta kalmasın  diye  son kez haykırıyorum.  Dursun bu hayasızca akın!

Marka değeri artıyormuş bana ne, benim gözümde 3 kuruş etmedikten sonra bu lig. Şimdi belki sadece ben, ama yarın yüzler, binler hatta milyonlar görecek futbol topuna uzanan pis ellerinizi.

Unutulacak evet unutanlar da olacak. Fakat benim gibi sizleri hiç affetmeyenler de çıkacak!

Sadece 1 dakika düşünün. Biz bunlara göz yummasak prim vermesek  herkesin gözü önünde yapılabilir miydi bu tip davranışlar.Uyarın dostlar alkışlamayın bu rezilliği. Yoksa mahrum kalacaksınız gerçek futboldan.

2 yorum yapıldı

Mar 14 2010

Resim Kum Adam
Kum Adam

Süper lig alev alev..

Genel, Gündem, Spor kategorisindeki yazılar

 Eskişehirsporun geçen hafta Galatasarayı yenmesi aniden Bursaspor’un şampiyonluğun en güçlü adayı olduğunu farketmemize neden oldu. Bursaspor’un erteleme maçlarının fazlalığı nedeniyle bu durum fazla dikkat çekmiyor, geçen haftaya kadar Timsah’ın çaktırmadan zirve yürüyüşü devam ediyordu.Ama artık bu hafta içinde herkes Bursasporun şampiyonluk şansını konuşur oldu. Yine geçen hafta ligin hem altını hem üstünü ilgilendiren Diyarbakır-Bursa maçı vardı. Sahaya yağan yabancı maddeleri de geçtik, aslında bir nevii organize linç girişimiydi bu. Ne hakemlerin, ne futbolcuların can güvenliği yoktu. Yine geçen hafta 0-0 biten Gençlerbirliği Fenerbahçe maçından sonra Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav’ın “Bu hakemlerle TFF’ye Allah kolaylık versin. İşleri gerçekten zor.” dediğine şahit olduk.

Geçen hafta Eskişehirspor-Galatasaray maçı gösterdi ki hatalar yeni hataları doğuruyor. Hakemler kendi inanmadıkları penaltıyı bile verebiliyordı. Maçların sonuçlarına %100 etkileri olduğunu biliyorduk. Eski günlerde 3 büyüklerden özellikle Fenerbahçe Başkanının Eskişehirspora yenildikten sonra ağlaması, çıkıp kulüpler birliği başkanlığından istifa etmek istemesi daha sonraki haftalarda hakem desteğini  arkalarına almalarına yol açsa da  Fenerbahçe oynadığı topla  İlhan Cavcav’ın dediğine göre 0-0 ı zor kurtardı. O ağlamalar olmasaydı bugün belki Gençlerbirliğine de yenilmiş olacaklardı. Anladık ki milyon dolarlar çöpe gitmiş. Biri hakem, ikisi hakem, 3ü hakem hataları diyelim ki tam 7 maç galibiyet yüzü görmemişsiniz oysa. Hatayı kendinizde hiç aramayacak hep başkasına çamur atacaktınız maalesef. Bugünlerde sesiniz çıkmıyor çünkü size artık kimsenin inanmayacağını biliyorsunuz, Hakem desteğine rağmen puanlar kaybettiğinizi izliyor tüm Türkiye..

Gelelim bu haftaya, Bursaspor ile başlayalım. Gerçekten iyi gidiyorlar. Tek rakipleri bence Galatasaray. 8 maçları var ve 5i içerde olmalı. Artık herkes onlardan bahsediyor. Eğer stres ve baskıyı yenebilirler,  kentte birlik beraberlik içinde hareket edebilirlerse bu yıl bir ilki başarabilirler diye düşünüyorum. Tüm ülkeye sempatik gelen Ertuğrul Sağlam’ı çok kısa sürede şampiyonluğa oynayabilen bir takım yarattığı için tebrik ediyorum. Süperlig tarihinde şampiyon olan 5.takım olabilirler. Fakat istanbul takımları ve hakemlerin türlü türlü oyunlarına, ulusal medyanın güdümlü yazılarına yenik düşmezlerse. İşte Sivas şimdi düşmemeye oynuyor. O 3sezon son anda kaçan şampiyonlukların birini alabilseler şimdi tarih yeniden yazılıyor olacaktı. Dayan Bursa arkandayım 8 maç kaldı diyorum ve tam destek veriyorum.

Gaziantepspor önceki haftalarda son saniye golüyle Eskişehirsporun 0-1 önde olduğu maçta beraberliği kurtarmıştı. Bu hafta da son dakika golüyle Trabzonspor beraberliği kurtardı Antep’den. Etme bulma dünyası garip bir lig diyor geçiyorum..

Eskişehirspor Avrupa kupalarına doğru gidiyor. Deplasmanda Kayseri’yi yenmemiz gerçekten ilk yarının rövanşını almamız açısından çok önemliydi. Bir ara umutsuzluğa da kapılmıştım. Kendi kendine düşene bile penaltı çaldı hakem. Kayseride futbol izlemeye gelen 33bin kişiye cinayet izlettirdi  resmen. Oysa hakem hala Cimbomun, Fenerin ağlamalarının etkisiyle olmayan bir penaltı yarattı zihninde. Sandı ki çıkamam bu 30 bin kişinin arasından. Bilmiyor ki oraya insanlar çekirdeğini yiyip maç izlemeye geliyorlar, Kayseri’nin öyle uyduruk penaltılara ihtiyacı yok, bir fener bir trabzon stadı değil orası bilmiyor..

 Peki nasıl göze alıyor hakemler  olmayan penaltıyı aynı takım aleyhinde üstüste iki hafta çalabilmeyi ve üstelik bir oyuncuya bu nedenle kırmızı kart gösterebilmeyi?  Ağlamıyoruz değil mi! Baskı kurmuyoruz üzerinizde, sizleri hataya strese teşvik etmiyor verdiğiniz kararlara uyuyoruz değil mi! Tek sebep bu olabilir mi? Yoksa dakika 82 olmuş ne hakla maçın kaderiyle oynamaya kalkar bir hakem. Eğer pozisyonu göremediysen çalma kardeşim o dakikada düdük filan.  Aziz Yıldırım da haklı, İlhan Cavcav’da Adnan Polat’ta.. Bu hakemlerle bu lig kafanızdaki sıralamada biter gibi geliyor bana.. Haa eğer adil oynanacak derseniz bundan sonraki haftalarda Bursa ve Eskişehir’in maçlarına dikkatle bakalım ne kadar adil oynanacaklar. Bursa şampiyonluğu, Eskişehir Avrupa kupalarını kovalayacaklar, sonuna kadar top oynayacaklar, 3 büyükler ise ağlayacaklar . TFF  bakalım hangi telden, pardon takımlardan puan çalacak hep birlikte göreceğiz.

  Gelelim Diyarbakır’a.. Artık anladım ki Başkan da yalan söylüyor. Provakosyon falan filan hikaye. İBB’nin seyircisi yokken oldu bu olaylar. Diyarbakır taraftarı bana göre sahaya girerek süper lige mendil sallamış oldu.  Birde Azrailler grubu dikkatimi çekti. 3 ay önce kurulup sayıları 300 kişi olmuş azrailler grubunun.. Taraftarın bana göre en iyisi, takımını sonuna kadar destekleyen, önce insan deyip nerede durması gerektiğini bilen topluluklardır. Azrailler ölüp öldürüyorlar adı üstünde, hiçbir zaman önce insan diyemeyecekler. Fanatikliğin sınırı vardır, olması gerekir bunu bilemeyecekler maalesef..  Bu oluşum büyümeden bir yasa, bir talimatname filan çıkartmak gerekli bu öldürmeyi kendilerine bir görev olarak gören grupları engellemek için diye düşünüyorum. Bir gencin üzerine çıktığı timsahın boğazını keserken resmedildiği bir afişi gözümün önüne getiriyorum… Ne işi var o posterin futbol oynanan stadlarda Allah Aşkına..

 Kısaca Alev Alev Türkcell Süper Lig.. Herkesin kendine avantaj yaratmak için hakemleri ve birbirlerini çekiştirip durdukları kritik haftalara girdik belli ki. Hak eden, güçlü olan kazansın diyorum..   Kazan daha yeni yeni kaynıyor.Puan kayıpları her takım için sürecektir, lütfen biraz daha sakin ve sağduyulu olalım diye şimdiden hatırlatmakta fayda görüyorum.

NOT: Türkiye’ye taraftarlık adına ilkleri yaşatan Eskişehirspor’dan sonra  Bursaspor’un da BandoEses’i andıran benzer oluşumlar içinde olması beni mutlu etti. Umarım  bu tip oluşumlar tüm Türkiye’ye yayılır.

1 yorum yapıldı

Eski yazılar »

Istatistikler
Clicky Web Analytics