'Sana dair' kategorisinin arşivi

Tem 07 2010

Resim lemoon
lemoon

Geçmişinden kaçan adam

Edebiyat, Sana dair kategorisindeki yazılar

Beni tam köşeyi dönecekken ve gecenin karanlığına karışacakken tanıdılar. Sanki bir cinayet işlemişcesine arkamda bıraktıklarımı öylece geride bırakmaktı tek arzum.. Yan tarafımdan büyük bir hışırtıyla binalar geçiyordu, gölgeleri yolumu karartıyordu o köhne sokakta. Hızlandırmıştım adımlarımı, tutmuştum nefesimi.. Üç beş adım daha atsam kimseler şahit olmayacaktı o yoldan benim geçtiğime. Ben ben olmayacaktım inkar edecektim geçmişi.

Kaçabilmekti o an tek düşündüğüm ve elimden gelen. Günlerce hazırlamıştım kendimi, her gece üzerime üzerime gelen duvarları kafamı vura vura itmiştim öteye.. Beynimde başkalarının kelimeleri bilardo oynarken o dar odada benim sesimin yankısı oynuyordu aynı oyunu. Ben sıkılmıştım artık oyunlardan. Ben yok olacaktım. Ben buhar olacaktım.  Ben gidecektim buralardan. Yaşamın gerçekliğine arkamda hiçbir iz bırakmadan atacaktım kendimi.  Gerçek acılar çekecek gerçek öykülerde kahraman olmayı deneyecektim. Hiç bir iz yoktu artık bedenimde.. Kusursuz bir cinayete kurban gitmiştim. Bu kaçış yeniden diyebilmek içindi bir yerlerde.

Kes dedim hesabı kes artık. Ruhum saklandığı küfenin içinden çıkacak ve yol kenarındaki bütün evlerin camlarına birer taş atacaktı eğer intikam duygum olsaydı içimde. Ama ben garip bir tebessümle atıyordum adımlarımı. Her adımımda biraz daha sırıtık bir hal alıyordu solgun yüzüm..

  Bir yanlışlık olmasın güzelim? Vurdular mı beni tam köşeyi dönecekken iyi biliyor musun? Ben miydim o? Bana benzeyen bir adamdan bahsediyormuş gazeteler televizyonlar. Bak hayal mayal hatırlıyorum senin yüzünü, kesinlikle yanlışın olmalı. En son da tam olarak böyle gördüm gülen gözlerini..

Diplomamı sakladığım klasöre el attığımda.. O diplomanın fotokopisiyle askerlik şubesine gidecekken. Naif bir dille yazılmış bir mektup ve bir fotoğraf bulduğumda.. Düşünmeden açıp okudum mektubu. Ve resimdeki o yabancıya baktım uzun uzun. Bir zamanlar ruhum dediğim yabancıya.. “Gülüşün eklenir kimliğime” diyordu ya şair, beni onunla arar sorarlar sonra.. Bana eklenen ise kederindi, ve onunla arayıp sordular beni uzunca bir zaman..  Bulamadılar.. Çünkü ben dahil hiç kimse hissetmiyordu artık kanıksanmış kederini.

  Ben o gün, o zifiri karanlıkta köşeyi dönendim, sokağın ortasında tam köşeyi dönecekken vurulup boylu boyunca yatanı ise hiç görmüşlüğüm olmadı.

Henüz yorum yapılmadı

Tem 04 2010

Resim Kum Adam
Kum Adam

Seni sevmek

Sana dair, Şiir kategorisindeki yazılar

İçmek, kana kana içmek gözlerini son defa..

Bir martı gibi süzülüp gitmek şehrin üzerinden

Bir esrarkeşin otunu son çekişi çiğerlerine

Susamak, salınmak, uçmak sana son defa bakmak…

Dokunmak ama inkar etmek geçmişi

Reddetmek sana açılan avuçları…

Galata’dan Hezarfen’in nedensiz atlayışı gibi

Sevginin kifayetsiz intiharı seni sevmek…

Kim bilir hangi denize boşaltacak çöp kamyonu,

Sahipsiz ve yetim bırakılmış anıları..

Avunmak kuytu köşelerde zararsız

Unutmayı beklemek en güzel zamanları

Susmak, her hücren davul gibi ritimsizken

Alışmak, hatta dost olmak mide kramplarına

Gülü susuz,  seni aşksız bırakmak

Bir başkasına teslim edebilmek ellerinle..

Acıtırcasına çekmek havayı ve vermemek nefesini

Donakalmak, kalakalmak karanlıkta..

Boş, bomboş, loş olmak, söndürmek gözbebeklerini

Anlamsızlaştımak yalınlaştırmak aşkları

Direnmek hayata..

Yaşamak için sevmek ama çaldırmak yaşamı

Biliyorsun değil mi?

Bir işkençeydi seni sevmek…

“2006 baharından”

Henüz yorum yapılmadı

Şub 21 2010

Resim Kum Adam
Kum Adam

Each man kills the thing he loves

Gündem, Sana dair, Şiir kategorisindeki yazılar

Yet each man kills the thing he loves
By each let this be heard,
Some do it with a bitter look,
Some with a flattering word,
The coward does it with a kiss,
The brave man with a sword!

Some kill their love when they are young,
And some when they are old;
Some strangle with the hands of Lust,
Some with the hands of Gold:
The kindest use a knife, because
The dead so soon grow cold.

Some love too little, some too long,
Some sell, and others buy;
Some do the deed with many tears,
And some without a sigh:
For each man kills the thing he loves,
Yet each man does not die.

Herkes Öldürür Sevdiğini 

Oysa herkes öldürür sevdiğini
Kulak verin bu dediklerime
Kimi bir bakışıyla yapar bunu
Kimi dalkavukca sözlerle
Korkaklar öpücük ile öldürür
Yürekliler kılıç darbeleriyle
Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimi yaşlıyken
Şehvetli ellerle boğar kimi
Kimi altından ellerle
Merhametli kişi bıçak kullanır
Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur
Kimi yeterince sevmez
Kimi fazla sever
Kimi satar
Kimi de satın alır
Kimi göz yaşı döker öldürürken
Kimi kılı kıpırdamadan
Çünkü herkes öldürür sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez.

 Ezel dizisinin bir bölümünde geçen  Oscar Wilde tarafından kaleme alınan o güzel şiir şimdi anlam buldu sanırım bende…

Henüz yorum yapılmadı

Kas 30 2007

Resim admin
admin

Kim sahibi bu kumdankalenin?

Sana dair kategorisindeki yazılar

“Kim silecek izlerini son gecenin,

Kim sahibi bu kumdankalenin?”

Sigara üstüne sigara içiyorum. Bir gece vakti gözlerim bulanıyor bilgisayar ekranına bakmaktan..

Ne garip onlarca kez dinledim bu sarkıyı son bir saat içinde. Hiç böyle bir sonu hayal etmemiştim.

Kumdankale olmakta zor şeymiş dedim kendi kendime. . Yapanlar tutkuyla emek harcadıktan sonra bırakıp gittiklerinde, hem dalgalarla hem rüzgarla baş etmekte zor. Issız bir sahilde yapayalnız bırakılmakta..

Ses vermek zor, sesinin yankı bulması zor.

Kumdankale yapmak kadar kumdankale olmakta zor..

Bir insan eserini neden böyle yüzüstü bırakır ki yarına kalmayacağını bile bile..Kuruyan kum tanelerinin rüzgarla birlikte savrulup gitmesiyle kardanadam misali eriyişini izlemek kolay mıdır bir kumdankalenin bilmiyorum. Hiç bırakıp gitmedim çünkü ben kumdankalemi..

Yine de yapan olmaktan ziyade kumdankale olmayı yakıştırdım kendime.

Oysa kaderinde yalnızlık olsa da kumdankalenin, kumdankale olmak başka şey.

Görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmeleri ve bir zamanlar tutkuyla yapılmaları haricinde hüzün vermeyecek olan kısmı nedir ki yıkılan bir kumdankalenin?

Of işte yine yaklaşıyor kendilerini bekleyen acı son…

Sonsuza kadar ayakta durmayacaklarını öğrenememekteki ısrarları nedendi acaba.

Nedir kumdankalenin sırrı? Neden tekrar tekrar yapar kendini.. Ve bundan hiç alınmaz, yılmaz, korkmaz yıkılmaktan.

Şimdi gidip bu kumdankale resmine bakarak bir sigara daha içeceğim. Dalgaları, rüzgarları düşüneceğim sahilde..

Üşüyen kumdankalemi düşüneceğim.. Seslerine kulak vereceğim.. mücadelesine tanık olacağım.. Şarkısını dinleyeceğim tekrar tekrar..

Ve gözlerimi kapatacağım huzurla..

Sabah olduğunda bütün kumdankalelerin yerinde kalmasını dileyeceğim. Çünkü yoruldum tekrar tekrar aynı kumdakaleyi yapmaktan.. Yoruldum hep yıkılmaktan.. Yoruldum kumdankale olmaktan..

Kim koruyacak benim kumdankale mi?

Kim sahibi bu kumdankalenin?

Henüz yorum yapılmadı

Istatistikler
Clicky Web Analytics