'Şiir' kategorisinin arşivi

Tem 04 2010

Resim Kum Adam
Kum Adam

Seni sevmek

Sana dair, Şiir kategorisindeki yazılar

İçmek, kana kana içmek gözlerini son defa..

Bir martı gibi süzülüp gitmek şehrin üzerinden

Bir esrarkeşin otunu son çekişi çiğerlerine

Susamak, salınmak, uçmak sana son defa bakmak…

Dokunmak ama inkar etmek geçmişi

Reddetmek sana açılan avuçları…

Galata’dan Hezarfen’in nedensiz atlayışı gibi

Sevginin kifayetsiz intiharı seni sevmek…

Kim bilir hangi denize boşaltacak çöp kamyonu,

Sahipsiz ve yetim bırakılmış anıları..

Avunmak kuytu köşelerde zararsız

Unutmayı beklemek en güzel zamanları

Susmak, her hücren davul gibi ritimsizken

Alışmak, hatta dost olmak mide kramplarına

Gülü susuz,  seni aşksız bırakmak

Bir başkasına teslim edebilmek ellerinle..

Acıtırcasına çekmek havayı ve vermemek nefesini

Donakalmak, kalakalmak karanlıkta..

Boş, bomboş, loş olmak, söndürmek gözbebeklerini

Anlamsızlaştımak yalınlaştırmak aşkları

Direnmek hayata..

Yaşamak için sevmek ama çaldırmak yaşamı

Biliyorsun değil mi?

Bir işkençeydi seni sevmek…

“2006 baharından”

Henüz yorum yapılmadı

Mar 01 2010

Resim Kum Adam
Kum Adam

Seninle olmanın en güzel yanı…

Edebiyat, Şiir kategorisindeki yazılar

“Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?

Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.

Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?

”Seni seviyorum” sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.

Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?

Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek…

Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?

Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.

Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?

Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana… Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek… Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.

Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?

Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak… Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.

Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?

Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.

Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?

Nereden bileceksin?

Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi… Isırmazdım dilimin ucunu… Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.

Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda… Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.

Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize… Ve her kulaçta haykırırdım seni..

Ama sen hiç benimle olmadın ki…
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN…”

Can YÜCEL

Henüz yorum yapılmadı

Şub 21 2010

Resim Kum Adam
Kum Adam

Each man kills the thing he loves

Gündem, Sana dair, Şiir kategorisindeki yazılar

Yet each man kills the thing he loves
By each let this be heard,
Some do it with a bitter look,
Some with a flattering word,
The coward does it with a kiss,
The brave man with a sword!

Some kill their love when they are young,
And some when they are old;
Some strangle with the hands of Lust,
Some with the hands of Gold:
The kindest use a knife, because
The dead so soon grow cold.

Some love too little, some too long,
Some sell, and others buy;
Some do the deed with many tears,
And some without a sigh:
For each man kills the thing he loves,
Yet each man does not die.

Herkes Öldürür Sevdiğini 

Oysa herkes öldürür sevdiğini
Kulak verin bu dediklerime
Kimi bir bakışıyla yapar bunu
Kimi dalkavukca sözlerle
Korkaklar öpücük ile öldürür
Yürekliler kılıç darbeleriyle
Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimi yaşlıyken
Şehvetli ellerle boğar kimi
Kimi altından ellerle
Merhametli kişi bıçak kullanır
Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur
Kimi yeterince sevmez
Kimi fazla sever
Kimi satar
Kimi de satın alır
Kimi göz yaşı döker öldürürken
Kimi kılı kıpırdamadan
Çünkü herkes öldürür sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez.

 Ezel dizisinin bir bölümünde geçen  Oscar Wilde tarafından kaleme alınan o güzel şiir şimdi anlam buldu sanırım bende…

Henüz yorum yapılmadı

Şub 14 2010

Resim Kum Adam
Kum Adam

Böyle bir sevmek!

Genel, Gündem, Şiir kategorisindeki yazılar

ne kadınlar sevdim zaten yoktular
yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
azıcık okşasam sanki çocuktular
bıraksam korkudan gözleri sislenir


ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir
hayır sanmayın ki beni unuttular
hala ara sıra mektupları gelir
gerçek değildiler birer umuttular
eski bir şarkı belki bir şiir


ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir

yalnızlıklarımda elimden tuttular
uzak fısıltıları içimi ürpertir
sanki gökyüzünde bir buluttular
nereye kayboldular şimdi kim bilir


ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir 

 Atilla İlhan

Henüz yorum yapılmadı

Ara 14 2009

Resim Kum Adam
Kum Adam

Bir gaz sızıntısıyım yine bir aralık gecesinde…

Genel, Şiir kategorisindeki yazılar

Bir gaz sızıntısı olarak yaşıyoruz rahimden mezara doğru püfür püfür bir gaz sızıntısı.Hayata külfet mevzularla haşır neşir
Bir şişenin içine konulup atılan mesajlara benziyoruz kimin eline geçeceğimiz belli değil,boktan bir durum..
Bir tür umumi helayız hayatımıza erkekler giriyor,kadınlar giriyor içimize
sıçıp gidiyorlar,hatıralarımız yüzünden pis kokuyoruz.
Kartviziti olanlar kartviziti olmayanları eziyor ülkenin özeti bukadarcık.bir bardak su mutlumudur bunu hiç düşünmüyoruz
Gülmece dergileri çıkıyor
Ağlamaca dergileri çıkmıyor
Ben ağlamak istiyorum inanmıyor kimse!
Sonra aşk hijyenikmi?
Yuvasına ekmek kırıntısını zorlayarak taşıyan karınca mutlumudur?bunu hiç düşünmüyoruz.
Evlilik anonimmidir?limitedmi?
isa’yı çarmıha gereceklerine kursuna dizselerdi hristiyanlar çok komik olurdu.
Bir nü tabloyu seyredermişcesine bakıyorum yıldızlı gecelerde gökyüzüne
bulutların üzerinde kiremit kaydırıyorum.
Fikret ürgüp’ün günlüğünde yazdığı gibi ”BAKALIM SAAT KAÇTA ÖLÜRMÜŞ iNSAN”
Bir düş görüyorum babam varmış yanımda çukurcumadayım,karşımdaki evin
damında martılar var sabahları bağıra çağıra uyandırıyorlar yer
yatağımda karanlıkta uzanıp sigaramı arıyorum,sonra elim bir şişe
şaraba çarpıyor devriliyor şişe ılık ılık akıyor
Yapış yapış bir aralık gününün bütün sülalesi istanbulu işgal etmiş durumda
çıkıyorum bu izbe evden babamı bırakarak
Daire kapısına sıçmış yine apartmanın ürkek kedisi boka basmayacağım
üst sokaktaki börekçiye gidip ıstırap dolu siparişimi vereceğim
karnımı doyurduktan sonra basit bir hayat sürme arzusuna kapılacağım
BiR GAZ SIZINTISIYIM KiMSE KiBRiT ÇAKMASIN !

Küçük İskender

 
 

Henüz yorum yapılmadı

Eski yazılar »

Istatistikler
Clicky Web Analytics